ozirus’

diary of a computer alchemist
  • rss
  • Ana sayfa
  • Hakkımda
  • Linux
  • Kısa Filmler

Kimseye anlatmadım

29 June 2008

Yanlış ve yalnız adam

Sev beni
Sar beni
Bir tek kötü sözün sarsar beni
Bilinmez denizlerin kuytu koylarında
Bul beni
Bil beni
Al beni
Bu saçmasapanlıktan kurtar beni
Ukusuz gecelerin gizli örtüsünden
Çıkar beni
Ben bunları kimseye anlatmadım
Kendimle bile konuşmadım
Ben bunları kimseye anlatmadım
Bir tek sen duy diye, sen bil diye, sen anla diye

Sor beni
Bul beni
Sessiz şarkılarda çal beni
Bulutlar ülkesinden kuru topraklara
İndir beni
Sez beni
Yaz beni
Karmakarışıklığımdan çöz beni
Birikmiş tortuların kirlisularından
Süz beni
Ben bunları kimseye anlatmadım
Kendimle bile konuşmadım
Ben bunları kimseye anlatmadım
Bir tek sen duy diye
Sen bil diye
Sen anla diye

Bülent Ortaçgil

Comments
No Comments »
Categories
Efkar
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Assassin’s Creed

07 June 2008

Aranızda -hala- bilgisayar oyunlarını birer sanat eseri olarak görmeyen yoktur değil mi? Çevrenizde bu tip birisi varsa (yada olur ya siz de bir hata yaparak böyle düşünüyorsanız) mutlaka Assassin’s Creed’e bakın. Kelimelerle ifade edilemeyecek kadar şahane bir oyun. Müzikleri, atmosferi, konusu… Tek kelime ile şahane. Tam bir ’sanat eseri’.

"Yeni oyunlarda eğlence, zevk yok… Nerde o eski oyunlar" diyenlerdenseniz bu oyunu alın, oynayın. Hak vereceksiniz.

Comments
No Comments »
Categories
Kişisel düşünceler
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Illegal downloading is evil!

24 May 2008

Comments
No Comments »
Categories
Komiklik içerebilir
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Yeni Bilgisayar!

Uzunca bir süredir masaüstü bilgisayarımın kasasını upgrade etmeyi düşünüyordum. Zamanında -gençken- birkaç bilgisayar dergisinin benchmark sonuçlarının gazına gelerek aldığım rd-ram’den başkasını desteklemeyen Intel anakartım ve son derece eski 64 mb’lık Geforce MX 440 chipsetli -yani yeni hiç bir oyuna çalıştırmayan- ekran kartım artık beni aradan geçen yedi yılın ardından "komple bir değişikliğe" zorlar olmuştu. Nihayet bu dönem gerekli parayı denkleştirdim ve şöyle bir kasanın siparişini dün Alp beyler ile verebildik;

  • INTEL C2DUO E8400 3.0GHz 1333MHz 6MB 64BIT işlemci
  • GIGABYTE GA-P35-S3G DDR2 1333MHz SES+LAN 16X ana kart
  • KINGSTON 1024MB 800MHz DDR2 x 4 = 4GB ram
  • WESTERNDIGITAL 500GB SATA2 16MB hard-disk
  • GIGABYTE Ge-force 8800GT 512MB DDR3 DVI 16X ekran-kartı
  • THERMALTAKE VG8400BNSB WINGSRS 101 400W PSU

Kendisi ayrıca geldiğinde dış görünüş olarak şöyle bi’şey olacak;

Gelsin oyunlar, gelsin güzelim çalışma saatleri… :)

Comments
2 Comments »
Categories
Seratonin, Öğrenelim
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Tatil!

21 May 2008

Son finalimin Cuma günü bitmesiyle beraber yaklaşık 4 ay sürecek tatilime başlamış bulunuyorum. Cumartesi yoğun gezme-tozma da içeren bir yolculukla Eskişehir’e ulaşmamla beraber epeydir aklımda olan ama bir türlü vakit bulamadığım "şey" lere vakit ayırmaya başladım.Kitaplar

Bu tatilde öncelikle solda da resimlerini gördüğünüz (kimine daha önce başladığım kimini ise yeni aldığımdan mütevellit el bile süremediğim) kitaplarımı bir güzel elden geçirmeyi planlıyorum. Bunlarla beraber Pardus stajım için de bir ön hazırlık yapmam gerektiğine kanaat getirdim.

Bunun yanı sıra epeydir ihmal ettiğim Django’ya da tekrardan yanaşma niyetindeyim.

He tabii sadece bilgisayarla mı geçecek koca bir tatil? Tabii ki değil… Tüm sene boyunca "alıyım da yazın izlerim" diyerek sağdan soldan biriktirdiğim film stoğuma ufaktan bir dalış gerçekleştirdim. Yazın animesi olsun, Avrupa ve Türk sinemasından seçmece filmleri olsun epey bir film tüketme niyetindeyim. Defne sendeyiz…

Comments
No Comments »
Categories
Kendime not, Öğrenelim
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Pardus’ta Staj

08 May 2008

Pardus Staj

Pardus‘ta staja kabul edilmişim. Bu yaz oldukça güzel geçeceğe benziyor… :)

Comments
No Comments »
Categories
Pardus, Seratonin, Staj
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Hüzün Kovan Kuşu

Özgür kuş

Gözyaşına dök yağmuru
Düş uçacak bahara doğru
Yollar açılıp konuşacak
Mutlu edeceğim yokluğunu

Huyumdur hep ölürüm
Nice aşklara bölünürüm
Ayımdır hep tutulurum
Nice ışıkla korunurum

Hüzün kovan kuşu gelmiş
Gecenin yanağına konuvermiş
Ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş

Dışım içimden gelir
Yani gölgem kendimden
Aşktır ölümden güzel olan
Bak ve gör yaşam düşlerdedir

Huyumdur hep dirilirim
Nice dağlardan dökülürüm
Ayımdır hep kararırım
Nice öpüşle aklanırım

Hüzün kovan kuşu gelmiş
Gecenin yanağına konuvermiş
Ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş

Düş sokağı sakinleri

Comments
No Comments »
Categories
Aşk, Müzik, Şiir
Tags
düş sokağı sakinleri, hüzün kovan kuşu
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

First Use of Unix Firewalls

30 April 2008

First Use of Unix Firewall

Comments
No Comments »
Categories
Gnu/Linux, Komiklik içerebilir
Tags
Firewall, mehmet conqueror, Unix
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

“The Hobbit” geliyor, hem de Guillermo del Toro farkı ile…

25 April 2008

[1]’de belirtildiği üzere efsanevi Tolkien eseri ‘The Hobbit‘ in film uyarlamasının Guillermo de Toro tarafından yönetileceği kesinleşmiş. Ayrıca şirket Lord of the Rings’i yapan ekiple çalışacakmış. Peter Jackson ise yine olayın başındaki kişi. Daha ne isteyebiliriz ki?

Şimdi dört gözle serinin ilk filmini izlemek için 2010′u bekliyoruz. (Evet uyarlama 2 parça halinde çekilecek ve bence bu ‘hızlandırılmış’ bir tek filmden daha iyi)

Burdan Guillermo del Toro beye sesleniyorum. Zat-ı alinizden fazla bi’şey beklemiyoruz. El Laberinto del fauno kalitesinde bir şey biz Tolkien hayranlarını ihya etmeye yetecektir…

[1]: http://www.latimes.com/entertainment/news/la-et-hobbitt25apr25,1,6111273.story

Comments
No Comments »
Categories
Kişisel düşünceler, Sinema
Tags
El aberinto del fauno, Guillermo de Toro, imdb, lord of the rings, the hobbit
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

İyi oldu gelmediğin

31 March 2008

Bu yol korkaklar için değildir
Bu sulardan her babayiğit içemez
Bu köprüden benim diyen geçemez, geçemez
İyi oldu gelmediğin, iyi oldu gelmediğin…

Yumuşak bir yürek gerek
Sevgi kadar derin gözler
İnançlı bir bilek gerek
İyi oldu gelmediğin, iyi oldu gelmediğin…

Sen okyanus mavisine uzaksın
Açılmadan yaşar gidersin, korkaksın
Benim için herkes gibi her yerdeki insansın.
İyi oldu gelmediğin, iyi oldu gelmediğin…

Alınmanı istemem, darılman üzer beni
Sana yalan söyleyemem, tabi hep sevdim seni.
Sende sığ suları, sende martıları,
Açık denizlerden habersiz balıkları,
Ortalama insanı, geçemeyeceğin köprüleri,
Düşleyemeyeceğin mavileri,
Sende korkaklığı sevdim, sevgisizliği sevdim
İyi oldu gelmediğin, iyi oldu gelmediğin…

Comments
No Comments »
Categories
Aşk, Şiir
Tags
Aşk
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

« Previous Entries

Categories

  • .Net
  • Asabiyet
  • Aşk
  • Çok dertliyim be blog
  • Özgür yazılım
  • Öğrenelim
  • CentOS
  • Debian / Ubuntu
  • Dizi
  • Django
  • Efkar
  • Eğlencelik
  • Fotoğraf
  • Gezegen
  • Gnu/Linux
  • Kategorilenmemiş
  • Kendime not
  • Kitap İnceleme
  • Kişisel düşünceler
  • Komiklik içerebilir
  • Makaleler
  • Müzik
  • Okul falan
  • Pardus
  • Php
  • Python
  • Seratonin
  • Sinema
  • Siyaset
  • Staj
  • Tutunamayanlar
  • Windows
  • Yazılım mühendisliği
  • Şiir

Son okuduklarım


Reklamlar


rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox