‘Gardırop Müslümanlığı icat ettik’
28 August 2007Üstat Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç ile yapılmış şahane bir röportaj;
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=264872
Üstat Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç ile yapılmış şahane bir röportaj;
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=264872
Dinlemediyseniz mutlaka dinleyin efendim. Pinhani ve Pilli Bebek ile birlikte aldığınızda “Türkçe rock diye birşey gerçekten varmış” diyorsunuz…
Fırsat bulup üç gün önce başlayabildiğim kitabı az önce bitirdim. Tek kelimeyle “harika” bir kitap Harry Potter and the Deathly Hallows. 610 sayfanın nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz. Harry Potter serisini sevmiyorsanız bile kendinden önceki altı Harry Potter kitabını okutmak için başlı başına bir sebep. İnanın sırf Snape için bile…

Bu kitapla birlikte Harry Potter serisine de veda etmiş olduk. Ee ne demişler;
“Everything that has a beginning has an end”
Epeydir laptopumda ubuntu kuruluydu. Geçen gün sırf can sıkıntısından sistemimi Debian’a geçirmeye karar verdim. Daha önceden kendisiyle güzel anılarım olduğundan http://www.debian.org ‘dan netinst‘i çekerek işe başladım. Bir kaç günlük ayarlama/program yükleme sürecinin ardından “aslanlar gibi” bir debian etch’e kavuştum. Özlemişim keretayı… Bu arada eski sürümlerde eksikliği epey hissedilen Toshiba L serisi laptoplara desteği oldukça gelişmiş Debian’ın. Şimdilik hafif bir ısınma problemi var fakat KPowerSave ile o da düzeldi gibi bakalım şimdilik. (Her ne kadar zaman zaman gkrellm 85-90 derece’yi göstersede ilk kurduğumda epey canımı sıkan bir kaç saatlik çalışmanın ardından gelen “kendi kendine kapanma” lar büyük oranda azaldı.
Defne sendeyiz…
Farid Farjad eşliğinde harika bir çalışma olmuş. Görüntüler İran’dan…
MIT hocalarınca yazılmış meşhur “Introduction To Algorithms” kitabını bilenler bilir. Programlamaya yeni başlamış, algoritma kavramına aç beyinler için mükemmel bir başlangıç(!) kitabıdır. Bu adreste ise kitapta yer alan konuların büyük bir kısmını yine bizzat MIT’te çekilmiş videolar eşliğinde görüp, inceleyip, çalışabiliyoruz. Gönül isterdi ki böyle bir çalışma Türkiye’de de yapılmış olsun fakat ne yazık ki henüz görünürde birşeyler yok. Ama olacak gibi sanki…
1
(…)
iyice yaklaştı bana büyük karanlık.
dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık
artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,
elimi sıkarken sapladığı bıçak.
nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.
geçtim putların ormanından baltalayarak
ne de kolay yıkılıyorlardı.
yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,
çoğu katkısız çıktı çok şükür.
ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,
ne böylesine hür.
(…)
2
bir gün aşk bitecek.
aşk bittiğinde, yerine ne koyabileceğini düşüneceksin.
eğer aşkın boşalan koltuğunu dolduracak bir şey bulamazsan o zaman sen de ‘tutunamayanlar’ listesine gireceksin.
Bilim ve Teknik dergisinin meşhur arşiv dvd’sini karıştırırken 1994 yılı sayılarından birinde şöyle bir şeye rastgeldim;
Bu yazının yazılış tarihinden on üç yıl sonra 1mbit sınırsız bağlantıya 50 YTL’ye sahip olabilen bizler bundan on üç yıl sonrasını çılgınlar gibi merak etmiyor değiliz tabii ki.
Az önce izlemeyi bitirdiğim 1999 yapımı harika bir film Pirates of Silicon Valley. Konu olarak Microsoft ve Apple şirketlerinin kuruluş aşamalarında geçen olayları Bill Gates ve Steve Jobs cephesinden ayrı ayrı anlatıyor. Tabii biz de bu arada Steve Jobs ve Bill Gates’in kişilikleri hakkında biraz daha bilgi sahibi oluyoruz.
Özellikle ‘telif’, ‘esinlenme’, ‘kopyalama’ konularında çok güzel muhabbetler dönüyor.
Film sayesinde Bill Gates’e olan ‘kıllığımın’ bir kat daha arttığını söylemeden edemeyeceğim.
İyi seyirler…